Maalesef ki, kendimi
sizlere tanıtabileceğim konusunda pek emin değilim. Bunun nedeni, ne adımı, ne
kimliğimi, ne de nereden geldiğimi hatırlamıyor olmam. Ama siz benim kim
olduğumu biliyorsanız eğer, bana söyleyebilirsiniz. Gerçekten çok müteşekkir
olurum. Size söyleyebileceğim yegâne şey, kendimi bildim bileli suikastçı olduğum.
Adımın ne olduğu konusunda bir fikrim yok, zira genellikle adım insanların
umurunda olmuyor. “Suikastçı!” diye bağırdıklarında veya korkulu çığlıklar
koparmaya başladıklarında beni veya kardeşlerimden birini kastettiklerini iyi
kötü tahmin edebiliyorum. Adım kime
yarayacak ki? Eminim ki öldürdüğüm kişi onu öldürmeden önce adımı bilmek
isteyecektir. Sanmam. Kimsem olmamasına
alıştım, ailemi bulmak gibi konularla uğraşmıyorum. Eh, ne gereği var? Haydi,
onları buldum diyelim, onlara nasıl bir yararım olabilir ki? Dostum, ben bir
katilim. Ellerini kana bulamış biriyim. Hayatım tehlikeli, dipsiz bir kuyu
gibi, adeta ölümle burun buruna bir yaşam sürüyorum. Ama tabii,
diğerlerininkinden çok daha kolay olduğunu biliyorum. Ben düşmemek için sadece
kendimi yukarı çekiyorum. Diğerleri ise kendileri gibi bir sürü kişiyi. Kendimi
bu konuda şanslı sayıyorum, her güçsüzlüğümde değer verdiğim birini kaybetme
tehlikesine girmiyorum, çünkü kaybedecek bir şeyim yok, değer verdiğim veya
beni önemseyen insanlar yok. Bana muhtaç olan kişileri koruyamama gibi bir
riskim de yok dolayısıyla. Ve açıkçası, bir daha bunun gibi bir deneyimi
yaşamak istemiyorum. Lane ile olan olayı bir daha yaşayamam, yoksa elim kayacak
ve kendimle birlikte peşimdekileri de kendi cehennemime düşüreceğim. Lane’i, yani
tek arkadaşımı koruyamadım. Bana ihtiyacı olduğunda yanında olamadım. Bunun
için kendimi asla affetmeyeceğim. Yapacağım son şey olsa da, Lane’in öcünü
alacağım. En azından bunu yapacağım. Beni cehennemde bekle, Lane.
Çok yakında.
Çok yakında yanına
geleceğim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder